Ana Sayfa Dünya Eymen el Zevahiri kimdi; ABD onu neden öldürdü? El Kaide’nin yeni lideri...

Eymen el Zevahiri kimdi; ABD onu neden öldürdü? El Kaide’nin yeni lideri kim olacak?

64
0

Amerika Birleşik Devletleri’nin bu hafta sonu Afganistan’ın başkenti Kabil’de gerçekleştirdiği insansız hava aracı saldırısında, Usame bin Ladin’in 11 Eylül 2001’de ABD’ye yönelik saldırıları planlamasına yardım eden; sonrasında örgütün ayakta kalması ve yayılmasına destek sağlayan Eymen el Zevahiri öldürüldü.

ABD Başkanı Joe Biden, el Zevahiri’yi “yok ederek” ABD’nin, Taliban yönetimindeki Afganistan’ın 2001’de olduğu gibi bir daha asla dünyanın geri kalanına yönelik saldırılar için bir üs haline gelmesini engelleyeceğini söyledi.

Başına 25 milyon dolarlık ödül konan Mısırlı bir cerrah olan Zevahiri, yaklaşık 3 bin kişinin ölümüne neden olan 11 Eylül 2001 saldırılarının koordinasyonuna destek sağlamıştı.

Peki dünyanın gidişatını değiştiren saldırıların ardından 21 yıl boyunca ABD’nin elinden kaçmayı başaran el Kaide lideri Eymen el Zevahiri kimdir?

11 Eylül saldırılarını yaşayanlar Eymen el Zevahiri’nin adını hatırlamasa da birçok kişi 20 yıldan fazla bir süredir simasını görüyor: Gözlüklü, hafifçe gülümseyen, fotoğraflarda her zaman Usame bin Ladin’in yanında duran bir kişi. Amerika Birleşik Devletleri’ne yönelik saldırıları birlikte organize ettiler.

Aslen Mısırlı olan el Zevahiri, 19 Haziran 1951’de Kahire’nin bir banliyösünde dünyaya geldi.Çocukluğundan beri dindar olan el Zevahiri, Sünni İslami uyanışın şiddet yanlısı koluna kendini kaptırdı. Mısır ve diğer Arap hükümetlerini İslami yönetimin sert yorumuyla değiştirmeye çalıştı.

Gençliğinde göz cerrahı olarak görev yapan el Zevahiri, aynı zamanda Orta Asya ve Orta Doğu’yu dolaşarak Afganların Sovyet işgalcilere karşı verdiği mücadeleye tanıklık etti.

Suudi asıllı bir genç olan Usame bin Ladin’in yanı sıra Sovyet birliklerinin Afganistan’dan kovulmasına yardım eden diğer Arap militanlarla tanıştı.

İslamcı radikallerin 1981’de Mısır lideri Enver Sedat’a düzenlediği suikastın ardından yakalanan ve cezaevinde işkence gören yüzlerce militandan biriydi.

Biyografi yazarları bu deneyimin kendisini daha da radikalleştirdiğini dile getiriyor. Yedi yıl sonra, bin Ladin el Kaide’yi kurduğu sırada el Zevahiri de yanında bulunuyordu.

El Zevahiri kendi Mısırlı militan grubunu el Kaide ile birleştirdi. Kaide’ye örgütsel beceri ve deneyim kazandırdı. Mısır’da yer altına indi, Mısır istihbaratından kaçarak gelişim sağladı.

Bu, el Kaide’nin takipçilerinden oluşan hücreleri örgütlemesine ve dünya çapında saldırılar düzenlemesine olanak sağladı.

Zevahiri ve yardımcıları, intihar saldırganlarının, fonların ve 11 Eylül saldırısı planlarının yıllar boyunca sessizce bir araya getirilmesinden sonra el Kaide’nin küresel insan avından sağ çıkmasını ve yeniden saldırıya geçmesini sağladılar.

11 Eylül’den sonra firar eden Zevahiri, Afganistan-Pakistan sınır bölgesinde el Kaide liderliğini yeniden inşa etti. Irak, Yemen, Asya ve ötesindeki örgütün kollarının en üst düzey lideri oldu.

Yakın ve uzaktaki düşmanları hedef alma inancına sahip el Kaide, 11 Eylül’den sonra Bali, Mombasa, Riyad, Cakarta, İstanbul, Madrid, Londra ve daha birçok yerde yıllarca aralıksız saldırılar gerçekleştirdi.Londra’da 52 kişinin ölümüne yol açan 2005’teki saldırı, el Kaide’nin Batı’daki son yıkıcı hamlesi oldu.

ABD ve diğer ülkeler tarafından düzenlenen insansız hava araçları saldırıları, terörle mücadele baskınları ve füzeler, el Kaide bağlantılı savaşçıların bir kısmını öldürdü ve ağın bazı bölümlerini parçaladı.

Nasıl öldürüldü?

Pazar günü (31 Temmuz 2022) güneş doğarken el Zevahiri Afganistan’ın başkenti Kabil’deki bir evin balkonuna çıktı. ABD istihbaratının sık sık yaptığını belirttiği gibi balkonda vakit geçiriyordu. İsimlerinin gizli kalması koşuluyla konuşan ABD’li yetkililere göre, bir ABD insansız hava aracı el Kaide liderini ayakta durduğu sırada iki Hellfire (Cehennem Ateşi) füzesiyle vurdu.

Analistlere göre el Kaide liderinin Afganistan’daki varlığından bir süredir şüpheleniliyordu. ABD’li yetkililer bu yıl Zevahiri’nin eşi ve diğer aile üyelerinin yakın zamanda Kabil’de güvenli bir eve taşındığı bilgisini aldı. Yetkililer, Zevahiri’nin de kısa süre sonra ailesini takip ettiğini dile getirdi.

En nihayetinde Biden dahil üst düzey liderlerin aralarında bulunduğu ABD’li yetkililer, Zevahiri’nin kimliğini teyit ve tespitin yanı sıra yine aynı balkonda tek başına durma şeklinde gerçekleştirilecek saldırıyı planlamak için aylar harcadı.

IŞİD’in ‘Horasan kolu’ IŞİD-H Afganistan’da ne kadar etkili ve Taliban ile nasıl bir ilişkisi var?
Öldürülmesi el Kaide için ne anlama geliyor?
Yerine hangi yardımcısının geçeceğine bağlı. Onlarca yıl süren ABD ve diğer saldırılardan sonra grup oldukça zayıfladı. El Kaide uzmanı Ali Soufan, yine Mısırlı olan Seyfül Adl’ı işaret ediyor:

Zira örgüt içindeki saygın konumu, deneyimi ve karizmasının başka gruplara geçen ve el Kaide’den ayrılanları geri çekme potansiyeli de göz önüne alındığında, Batı’nın korktuğu adaylardan biri olarak Seyfül Adl’ın adı öne çıkıyor.

Ancak el Kaide halihazırda genel olarak bir halefiyet krizi ve sallantılı bir gelecekle karşı karşıya. Bu durum, 11 Eylül sonrası ortaya çıkan ve Afganistan’da da varlık gösteren saldırgan, yeni aşırılıkçı gruplarla rekabeti de kapsıyor.

Şiddet içeren aşırılıkçı örgütler konusunda uzman bir isim olan Charles Lister, saldırının ardından “Günümüzde Orta Doğu, Afrika ve Güney Asya’daki çatışmaların doğası ve yayılması, küresel odaklı cihadi ağlardan ziyade yerel odaklı cihatçı örgütleri tercih ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Keza Lister’e göre, el Kaide’nin bir sonraki lideri, “kendine güvenen bağlı örgütlere” uygunluğunu kanıtlamak zorunda kalacak. Zira binlerce kilometre ötedeki merkezi liderlik, o bölgenin (yerel) gerçeklerinden kopuk olarak algılanıyor. Ayrıca bölgesel vekil örgütler, çatı liderliğine karşı çıkmaya (itiraz etmeye) daha meyilli.

ABD’li yetkililer “şüphesiz” değerlendirmesinde bulunuyor. ABD Barış Enstitüsü’nden (U.S. Institute of Peace) Orta Asya uzmanı Asfandyar Mir, yaptığı açıklamada, el Zevahiri’nin ne kadar süredir Afganistan’da bulunduğunun net olmadığını, ancak bir süredir orada bulunduğuna dair yaygın söylenti olduğunu aktardı.

Konu bununla da bitmiyor. Üst düzey bir ABD istihbarat yetkilisine göre, el Zevahiri’nin ailesiyle birlikte yaşadığı ev, Taliban liderlerinden Siraceddin Hakkani’nin bir yardımcısına aitti.

Uzmanlara göre Taliban örgütü içinden birileri Zevahiri ve ailesini ABD’ye ya da başka yabancı çıkarlara ‘satmış’ olabilir.

Ancak diğer yandan 1990’larda el Kaide liderlerini kabul eden ve 11 Eylül saldırılarını planlamalarına izin vererek 20 yıl süren ABD liderliğindeki savaşı başlatan yine Taliban hükümetiydi.

AP’nin haberine göre el Zevahiri’nin Afganistan’ın başkentinde öldürülmesinin ardından duyulan endişe, tam da Batı’nın korktuğu gibi:

“Taliban’ın, ABD’nin çekilmesinin ardından silahlı aşırılık yanlısı örgütlere Afganistan’da yeniden bir yuva sağlaması”

Bu arada son yıllarda Zevahiri’nin öldüğüne dair birkaç defa söylenti yayılmıştı. Ayrıca uzun süredir sağlık durumunun kötü olduğu da biliniyordu.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.