Ana Sayfa Gündem Meriç’i geçen ve donma tehlikesi yaşayan 5’i çocuk, 17 Türk sığınmacının çığlığını...

Meriç’i geçen ve donma tehlikesi yaşayan 5’i çocuk, 17 Türk sığınmacının çığlığını Yunanistan polisi duydu

103
0

Türkiye’den Yunanistan’a Meriç Nehri üzerinden geçen 17 sığınmacı donma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve haklarındaki siyasi davalar nedeniyle Yunanistan’a geçen sığınmacılardan beşi çocuk, dördü ise kadın. Soğuk ve kötü şartlarla baietmeye çalışan grubun acil durum çağrısına akşam saatlerinde Yunan polisi ses verdi. Kaldıkları yere botlarla yanaşan ekipler, sığınmacıları oldukları bölgeden alarak Feres Karakolu’na götürdü. İki Yunan avukat ve bir uluslararası raportör güvende olduklarını teyit etti. İşlemleri başlatılan sığınmacılar deport edilmeyecek.

Turkish Minute’un ulaştığı sığınmacılardan Hasan Bal, havanın çok soğuk olduğunu, grup içindeki özellikle çocukların durumunun çok kötü olduğunu belirtti. Nehri geçerken bazı sığınmacıların suya düşüp ıslandığını bu sebeple soğuktan daha çok etkilendiklerini anlatan Bal, yiyeceklerinin de bitmek üzere olduğunu anlattı.

Gruptaki kişilerin öğretmen, mühendis ve kamu personeli olduğunu anlatan Bal şöyle konuştu: “Toplamda 17 kişiyiz. Çocuklar hariç herkes hakkında açılmış siyasi davalar var. Gülen Hareketine yakınlık nedeniyle açılan davalar bunlar. Benim cezam kesinleşti örneğin. 7 yıl 15 yıl gibi cezalarla karşı karşıyayız. Yunanistan’dan siyasi sığınma talep ediyoruz. Biran önce yardım gelmezse grubumuzdaki çocuklar hayatını kaybedebilir.”

Haklarındaki siyasi davalarla ilgili tüm kanıtlara sahip olduklarını belirten sığınmacılar biran önce insan hakları örgütleri ve kurtarma ekiplerinin yardıma gelmesini talep ediyor.

Alexandroupoli şehrine yakın bir noktadan bulundukları konumun enlem ve boylamını paylaşan sığınmacıların bekleyişi sürüyor. Grubun bulunduğu alanın dört bir tarafı suyla çevrili. Grup üyelerinin kurtarma ekipleri gelmeden su kanallarını aşması mümkün görünmüyor.

“Sabahtan beri buradayız, akşam olmak üzere, bir ömür gibi geçti”

Dedeağaç’ta mahsur kalan 17 kişi arasında bulunan KHK’lı harita mühendisi Temel Durgut Bold’a konuştu: “Burada akşam olmak üzere, çok zor bir konumdayız. Çocuklar çok küçük. 1, 3, 6, 10 ve 12 yaşlarındalar. Herkes çok yıprandı. Geceyi nasıl geçireceğiz bilmiyoruz.”

Türkiye’deki hak ihlallerine maruz kalmamak için Meriç Nehri’ni geçip Dedeağaç yakınlarında mahsur kalan 17 kişi, hala kurtarılmayı bekliyor. Aralarında 5 çocuk, 4 kadının bulunduğu grup, çektikleri videolarla sabahleyin insani yardım talebinde bulunmuştu.

Geri itilmemek için saat 06.00’dan beri uluslararası kurumlara seslerini duyurmaya çalıştıklarını söyleyen KHK’lı harita mühendisi Temel Durgut, “Burada akşam olmak üzere, çok zor bir konumdayız. Bugün iki saat ateşin altında kaldık. Vuracaklar herhalde bizi diye düşündüm.” dedi.

“NE OLACAK BİLMİYORUZ”

Durgut, “Sabahtan beri buradayız ama bugün bir ömür gibi geçti. Çocuklar çok küçük. Nasıl dayanacaklar bilemiyoruz. Küçükler, 2020, 2018, 2014 doğumlu. Diğerleri 10-12 yaşlarında iki kız. Ben üç çocuğumu bıraktım geldim. Herkes çok yıprandı. Ne olacak, onu da bilmiyoruz. Bize ulaşmaya çalışanları bekliyoruz. Burada hava şu an 7 derece.” ifadelerini kullandı. SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

GÖÇMENLERİ GERİ İTİLME SORUNU

Avrupa Birliği İçişleri Komiseri Ylva Johansson, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada, Yunanistan’ın sığınmacıları denizden Türkiye’ye doğru yasa dışı geri ittiğini belirterek, bunun “temel Avrupa değerlerinin ihlali” olduğunu söylemişti.

Ylva Johansson, denizde ve karada geri itmelere ilişkin çok iyi temellendirilmiş raporların temel Avrupa değerlerinin ihlali olduğu değerlendirmesinde bulunmuştu.

Geri itmelerin, AB’nin temel değerlerine meydan okuduğunu ve durdurulması gerektiğini vurgulayan Johansson, “Sınırlarımızı korurken değerlerimizi de koruyoruz. Bunlar arasında bir çelişki olamaz. Neden Avrupalı olduğumuz için gurur duyuyoruz? Neden AB çok sayıda insanın yaşamak istediği bir yer? Bunun sebebi, bizim değerlerimizdir, temel hakları savunmamızdır.” ifadelerini kullanmıştı.

Öte yandan Uluslararası Af Örgütünün yanı sıra Ege’deki sığınmacıların durumuyla ilgili çalışmalar yapan STK’ların yayımladığı raporlara göre, Yunanistan, Türkiye ile sınır bölgesi olan Meriç’teki kara sınırlarını geçmeye çalışanlara göz yaşartıcı gaz, tazyikli su, ses topu ve plastik mermi kullanıyor.

Örgütün raporunda, göçmenlerin Türkiye’ye geri itilmesinin Yunanistan’ın fiili sınır politikası haline geldiği belirtilerek Avrupa Birliği’nin Atina hakkında ihlal prosedürü başlatması istenmişti.

Sınırı yasa dışı yollardan geçerek Yunanistan’a giren sığınmacılar, zaman zaman Yunan güvenlik güçlerinin kendilerini darp ettiği, paralarına, pasaportlarına ve ayakkabılarına el koyduğunu ve daha sonra Türkiye tarafına geri ittiğini dile getiriyor.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.