Ana Sayfa Ekonomi Servis, kantin ve yurt işletmecilerinin Korona isyanı

Servis, kantin ve yurt işletmecilerinin Korona isyanı

195
0

Türkiye’nin koronavirüs tedbirleri kapsamında bir kez daha uzaktan eğitim dönemine geçmesiyle çeşitli iş kolları yeniden gelirsiz kaldı. Sputnik, bu süreçte işleri tamamen duran servis aracı, kantin ve yurt işletmelerine mikrofon uzattı. İşletmeciler “Elde avuçta bir kuruş kalmadı, devletten hibe bekliyoruz” diyor.

Aralık ayında Çin’de ortaya çıkan koronavirüsün dünya genelindeki etkisini bir kez daha hızla artarken; ülkeler virüs yayılımını önlemek amacıyla bir dizi önlemler aldı. Türkiye kalabalıkların azaltılmasını sağlamak için alınan tedbirlere okulların uzaktan eğitime geçmesini de ekledi. Yüz yüze eğitime ara verilmesi ise başta servis aracı, kantin ve yurt işletmeleri olmak üzere pek çok iş kolunu gelirsiz bıraktı. Sputnik, okulların uzaktan eğitime geçmesiyle işleri tamamen duran iş kollarının temsilcilerine mikrofon uzattı.

Servisçiler: Tamamen kördüğüm içerisindeyiz

Sputnik’e konuşan İstanbul Umum Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hamza Öztürk, servis işletmecilerinin “sonu belli olmayan” bekleyişlerinin sürdüğüne işaret ediyor:

“Biz şu anda geliri olmayan, kanun gereği işine son verilmemiş, herhangi bir ekonomik destek paketinden yararlanamayan, okulların ne zaman açılacağı belli olmadığı için başka bir işe de başlayamayan, tamamen kördüğüm olmuş bir şekildeyiz. Devletimizin verdiği ekonomik destek paketlerinden de kanun veya kararname ile işimiz durdurulmadığı için yararlanamayan bir sektörüz.”

‘Sürecin başında 25 bin lira kredi kullandık, elde avuçta bir şey kalmadı’

Ayakta kalabilmek için devletten en az 30 bin lira hibe beklentileri olduğunu anlatan Öztürk “Kullanılmış olan esnaf kefalet kredi ve devlet bankalarından kullanılan kredilerin en az üçüncü aya kadar faizsiz olarak ertelenmesi, kasko ve trafik sigortalarının kullanmadığımız kadar ötelenmesi ve şu anda ayakta durabilmek için en az 30 bin lira hibe destek istiyoruz. Şu ana kadar destek mi yoksa köstek mi olduğunu çok anlayamadığımız bir biçimde okullar 1 aylığına kapandı diye düşünerek, hemen kararın ardından verilen 25 bin liralık esnaf kredisini kullandık. Şimdi elde avuçta bir şey kalmadı. Bu saatten sonra nasıl yapılandırma neye yarar bilmiyoruz” dedi.

‘Boşta 26 bin aracımız var, Sağlık Bakanlığı bundan istifade edebilir’

Öztürk “İstanbul için şu anda 26 bin araba boşta. Bizim tekliflerimiz var. Sağlık Bakanlığı’na diyoruz ki, bizden istifade edebilirler. Filyasyon ekipleri için dışarıdan araç kiralanıyor. Şu anda, özellikle pandemi döneminde ciddi manada kargo dağıtımında araca ve elemana ihtiyaç var. Bu konuda küçük paketlerin dağıtılmasında servis araçlarından istifade edilebilir. Diğer sağlık ekiplerini taşımakta da bizden istifade edilebilir. En önemlisi, özellikle İstanbul’da sabah saatlerinde toplu taşımada ciddi bir yoğunluk var. Büyükşehir Belediyemiz ile Hazine Bakanlığımız anlaşarak bu yoğunluğu azaltmak için boşta olan okul servis araçlarından yararlanılabilir. Hem koronavirüse karşı tedbir hem İstanbul ulaşımına takviye hem de servisci esnafın evine bir lokma ekmek gitmiş olur” ifadelerini kullandı.

Kantin işletmecileri: Resmen ortada kalmış esnaftan bahsediyoruz

Okulların online eğitime geçmesinden muzdarip bir diğer meslek kolu ise kantinciler oldu. Türkiye Kantin İşletmecileri Esnaf Dernekleri Federasyonu ve İstanbul Kantinciler Esnaf Odası Başkanı Vahap Osmanoğlu’na göre şu an en kötü durumda olanlar kendileri:

“Gelir kaynağımız tamamen ortadan kalktı. Sicili takipte olmayan bazı arkadaşlarımız bakanlık kredilerini aldılar, kullandılar. Ancak sürecin Haziran’da biteceği tahmin ediliyordu. Eylül ayı itibarıyla okulların açılacağını umut ediyorduk. O da olmadı. Ekim ayının ortasından sonra okullar kısa bir süre açık kaldı. O dönem kantinleri açtık ama bunun astarı yüzünden pahalıya geldi. Çünkü okula devam etme zorunluluğu olmadığından, çok az öğrenci okula geldi ve açıkçası dükkanları açtığımıza değmedi. Elektrik kullanıyorsunuz, soğuk üniteler, tost makinaları derken 1000 liralara varan elektrik faturaları gelmeye başladı. Kredileri tükettik, gelir gelmiyor. Başka bir geliri olmayan, borçlarını ödeyemeyen ve resmen ortada kalan bir esnaftan bahsediyoruz.”

‘Aylık 3 bin lira destek beklentimiz var’

Osmanoğlu, devletten aylık 3 bin lira ödeme beklentilerine de değinerek “Devlet okullarında 20 bine yakın kantinci var. Bunun haricinde özel okullarda ve yurtlarda da kantincilerimiz var. Buralardaki kantinlerin hepsi kapalı. Bir tek hastane kantinleri iş yapıyor. Onların da işleri en az yüzde 60 düşmüş durumda. İnsanlar perişan. Biz bunu ilgili bakanlıklarla da görüştük. Henüz bir gelişme yok, bekliyoruz. Beklentimiz en azından kredilerin ertelenmesi yönünde. Yapılandırma çare olmuyor. Kantincilere okullar yeniden açılana kadar hibe niteliğinde bir destek verilmesi lazım.  Bize de fon ayrılmalı, kantincilere en azından aylık 3 bin lira ödeme yapılması lazım okullar açılana kadar. Biz ülkenin geleceğine hizmet ediyoruz. Borçlarını ödeyemediği için sinir krizi geçiren arkadaşlarımız var. Ekmekle pandemi arasında kaldık” dedi.

‘Yakından tanıdığım insanlar evini arabasını satmak durumunda kaldı’

Yüz yüze eğitime ara verilmesinden etkilenen bir diğer meslek örgütü ise yurt işletmecileri. Tekirdağ’da bulunan bir öğrenci yurdu müdürü Tansel Akın, pandeminin başından bu yana içinden geçtikleri süreci “Devletin yardımcı olmak adına çıkardığı düşük faizli kredileri biz de geçimimizi sürdürmek için kullandık. Fakat sayılı gün bitti. Geçen ay bu kredilerin ödemesine başladık. Fakat biz Mart’ın 16’sından beri kapalıyız. Üniversitelerin kapalı oluşu yurtları, pansiyonları, apartları çok etkiledi. Benim bildiğim, yakından tanıdığım, bu işi yapan eşim dostum mevcut kredi borçlarından dolayı arabası, evini satmak zorunda kaldılar” diye anlattı.

‘Okullar yüz yüze eğitime geçmezse geçim sıkıntısı, geçerse salgın göçü yaşayacağız’

Akın “Ben de senenin sonunda bir şeyleri satıp borcumu, harcımı kapatacağım, gıda ihtiyacımı karşılamaya çalışacağım. İşin açıkçası ben de direnişteyim. Çevre esnaftan kafeler restoranlardan devredenler var. Onların da son çırpınışları. Öte yandan da üniversiteler yüz yüze eğitime başlarsa, salgın göç edecek. Üstelik bir yurtta bir kişi koronavirüse yakalanırsa kaldıkları yurt binaları karantinaya alınacak. Bir yandan açılması da kötü aslında. O yüzden ne yapacağımızı bilmiyoruz” diye ekledi.

‘Sektörlere destek verirken topyekün düşünülmeli’

Peki, bu süreçte devlete düşen görev ne? Ya da devlet bu iş kollarına hangi ölçüde destek sağlamalı? Konuyu Sputnik’e değerlendiren ekonomist Şevket Apuhan da söz konusu sektörlere destek için devletin neler yapabileceğini şu sözlerle aktardı:

“Devlet kendi yurtlarıyla beraber karantina işlemleri için özel yurtları da kullanabilir. Bu sayede bu işletmeler ayakta kalabilirler. Servislerle ilgili yine devlet kendi memurlarını taşıma vb. işlemlerde okul servislerinden faydalanabilir. Burada esas olarak zorda olan kantinler diyebiliriz. Kantinler için çözüm önerim ise çalışamadıkları ayların dört ile çarpılıp sözleşme bedellerinden düşülmesi olacaktır. Tabii ki esas olarak bütün sektörler iç içe geçmiş olduğundan bu destekleri topyekün düşünmek gerekir. Bir sektörde ortaya çıkacak aksamanın diğer sektörleri de etkileceğini unutmamalıyız.”

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.