Ana Sayfa Haberler Aytaç Ünsal tutulduğu hastaneden ayrıldı

Aytaç Ünsal tutulduğu hastaneden ayrıldı

103
0

Adil yargılanma talebiyle ölüm orucu yapan avukat Aytaç Ünsal Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararı ile tahliye edilmesinin ardından tutulduğu hastaneden ayrıldı.

Ölüm orucunun 214. gününde olan avukat Aytaç Ünsal Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararı ile tahliye edilmesinin ardından tutulduğu hastaneden ayrıldı.

Ünsal yaptığı kısa açıklamada “Hepinizin emeği ile oldu, sevgisiyle, sahiplenmesiyle oldu. Hepinizi çok seviyorum. Biz kazanacağız” dedi.

Örgüt üyeliği suçlaması

Gizli tanık beyanına dayandırılan iddianameyle “DHKP-C silahlı terör örgütüne üye” oldukları iddiasıyla tutuklanan avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal, 12 Eylül 2018’den beri cezaevindeydi.

Timtik’e yargılandığı davada 13 yıl 6 ay, Aytaç Ünsal’a ise 10 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Mahkemenin gerekçeli kararında, Halkın Hukuk Bürosu’nda avukat olarak çalışan Timtik ve Ünsal hakkında “yakalanan örgüt mensuplarına örgüt talimatlarını ilettiği, örgütle arasındaki irtibatı sağladığı, kuryelik yaptığı” suçlamaları yer almış ve hüküm giydikleri davadaki iddiaları reddeden avukatlar “adil yargılanma” talebiyle açlık grevine başlamışlardı.

Silivri 9 No’lu Cezaevi’nde bulunan Timtik ile Burhaniye T Tipi Cezaevi’nde bulunan Ünsal açlık grevini daha sonra ölüm orucu eylemine çevirmişti. Adli Tıp Kurumu ölüm orucundaki Timtik ve Ünsal’ın sağlık durumunun cezaevinde kalmaya uygun olmadığı yönünde rapor vermiş, bunun üzerine avukatlar hastaneye kaldırılmışlardı. Timtik, 27 Ağustos tarihinde yaşamını yitirdi.

Erdoğan’ın açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Eylül’de adli yıl açılış töreninde yaptığı konuşamada sözü açlık grevinde hayatını kaybeden avukat Ebru Timtik ile grevi sürdüren avukat Aytaç Ünsal’a getirmiş, adil yargılanma talebiyle başlattığı açlık grevininin 238’inci gününde hayatını kaybeden İstanbul Barosu avukatlarından Ebru Timtik’ten “ısrarla açlık grevini sürdüren bir avukat” şeklinde söz etmişti.

Timtik’in fotoğraflı pankartının İstanbul Barosu binasına asılmasını manidar, avukatların cübbeleriyle cenazeye katılmalarını da “kabul edilemez” bulduğunu ifade eden Erdoğan, “Bu yapılan işlerin avukat-müvekkil işleriyle ilgisi olmadığı açıktır. Diğer kurumlarda terör örgütleriyle böylesine içli-dışlı olan kişiler nasıl mesleklerinden men edilebiliyorsa, avukatlar için de böyle bir yöntemin gerekip gerekmediği tartışılmalıdır” ifadelerini kullanmıştı.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.