Ana Sayfa Ekonomi Türkiye borçlanarak küçülmeyi frenledi

Türkiye borçlanarak küçülmeyi frenledi

335
0

Pandemi sürecinin en ağır yaşandığı 2. çeyrekte yüzde 9,9 daralan Türkiye’nin yılsonunda yüzde 2-2,5 küçülmesi bekleniyor. Kamu harcamalarını kısan hükümet, kredi yağmuru ile daha yüksek bir küçülmenin önüne geçmiş oldu.

Koronavirüs salgınının Türk ekonomisinde yarattığı tahribatın boyutları ortaya çıkmaya başladı. Salgının en yoğun hissedildiği karantina dönemini kapsayan 2020’nin ikinci çeyreğinde, Türkiye ekonomisi yüzde 9,9 küçüldü. Salgının en çok vurduğu sektör ise, hizmet sektörü oldu. Hizmet sektörü, ikinci çeyrekte yüzde 25 küçülerek rekor kırdı. Hükümetin kamu bankaları eliyle pompaladığı kredi yağmuru ise, finans ve sigorta faaliyetlerini yüzde 27,8 büyüttü. DW Türkçe’ye konuşan ekonomistlere göre, pandemi döneminde kamu harcamalarını düşüren hükümet, buna karşın bankacılık sektörü üzerinden gerçekleştirdiği kredi yağmuru ile ekonomide daha yüksek bir küçülmenin önüne geçmiş oldu.

En büyük yarayı hizmet sektörü aldı

Türkiye İstatistik Kurumu, 2020’nin ikinci çeyreğine ilişkin büyüme verilerini açıkladı. Buna göre, Türk ekonomisi Covid-19 pandemisinin en ağır yaşandığı Mart-Nisan-Mayıs aylarında, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9,9 daraldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış gayri safi yurtiçi hasıla ise yüzde 11 küçüldü. Türkiye, 2020 ilk çeyrekte yüzde 4,5 büyümüştü. Ekonomideki küçülme en çok hizmet sektörünü vurdu. Tüm otel, restoran, lokanta, bar gibi mekanların kapalı olduğu dönemde, hizmet sektörü ülke genelinde yüzde 25 küçüldü. Sanayi sektöründeki daralma yüzde 16,5 olurken inşaat sektöründeki daralma ise yüzde 2,7 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde tarım sektörü yüzde 4, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 11 büyürken, finans ve sigorta faaliyetlerindeki büyüme yüzde 27,8 oldu.

Albayrak: Olumsuz etkiler sınırlı kaldı

Sosyal medya hesabından büyüme rakamlarını değerlendiren Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, pandeminin Türk ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisinin, dünya ülkelerine kıyasla sınırlı kaldığını söyledi. Türkiye’nin yılı pozitif ayrışarak kapatacağını vurgulayan Albayrak, “2021’e pandeminin izlerini silerek girmekte kararlıyız. İnşallah ‘V’ çıkışı GSYİH verilerinde de göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Euro Bölgesi yüzde 15 küçüldü

Bugüne kadar dünya genelinde açıklanan ikinci çeyrek büyüme verilerine göre, Euro Bölgesi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15, OECD ülkeleri ise ortalama yüzde 10 küçüldü. Bu dönemde Alman ekonomisi yüzde 9,7 daralırken, pandeminin ağır vurduğu Amerika Birleşik Devletleri ise yüzde 30’dan fazla küçülerek, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en olumsuz büyüme performansını ortaya koydu. Bir diğer dünya devi Japonya 2. çeyrekte yüzde 27,4 küçülürken, İngiltere yüzde 20, Rusya ise yüzde 8,5 daraldı. Covid-19 salgınının ortaya çıktığı Çin ise, 2. çeyrekte hızlı bir toparlanma yaşayarak ekonomisini yüzde 3,2 büyütmeyi başardı.

Büyüme verilerini DW Türkçe’ye değerlendiren ekonomistlere göre, yüzde 9,9’luk küçülme beklentilere uygun. Öte yandan son aylarda pompalanan banka kredileri, ekonomide daha ağır bir tablonun önüne geçmiş gözüküyor.

“Üçüncü çeyrek verileri güçlü”

Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi ve eski Merkez Bankası Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, hizmet sektörlerindeki ağır gerilemeye karşın, bankacılık ve iletişim sektörlerindeki büyümeye dikkat çekiyor. Prof. Kara, “Banka kredilerindeki çok hızlı artışlar, büyümenin daha da negatife gitmesini engellemiş gibi görünüyor” diyor.

Önümüzdeki dönem açısından ise, özellikle üçüncü çeyreğe ilişkin verilerin ekonomide güçlü bir toparlanmaya işaret ettiğini kaydeden Hakan Kara, “Özellikle ihracatın geri gelmesi ve kredilerin hızlı bir artış göstermesiyle beraber, dayanıklı tüketim, otomobil ve konut gibi sektörlerdeki artışların da desteği ile sanki üçüncü çeyrekte büyüme tekrar sıfırlara, hafif pozitiflere çıkabilir” diye konuşuyor. Prof. Kara, Türkiye ekonomisinin 2020’nin genelini yüzde 2 civarı bir küçülme ile kapatabileceği öngörüsünde bulunuyor.

“Gelir kaybı devam ediyor”

Öte yandan Türkiye ekonomisi piyasa beklentileri paralelinde bir küçülme yaşasa da, vatandaşların gelir kaybı ve tüketim harcamalarında azalış devam ediyor. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İşletme Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öner Günçavdı’ya göre, Türkiye’de tüketiciler ciddi bir gelir kaybı içerisinde yaşamaya devam ediyor. Salgın ile ilgili belirsizliklerin devam ettiğine de vurgu yapan Prof. Günçavdı, “Dolayısıyla böyle bir ortamda kredi imkanları da azaldığı için, hane halklarının kısa vadede çok büyük harcama potansiyeline sahip olduğunu düşünmek doğru değil” diyor.

“Piyasanın insafına bıraktı”

Devletin nihai tüketim harcamalarının bu dönemde yüzde 0,8 azaldığına dikkat çeken Öner Günçavdı, şunları söylüyor: “Pandemi süreci içerisinde, kamunun yapmış olduğu harcamaların azalmış olduğunu görüyoruz. Genellikle böyle dönemlerde kamu harcamaları artar. Hükümet ise pandemi ile mücadeleyi piyasanın insafına bıraktı. Yani kredi imkanlarıyla, özel sektörün imkanlarıyla, bankacılık sektörünün sahip olduğu kaynaklarla borçluluk oranını artırarak pandemi ile mücadeleyi seçti.”

İhracatta ağır kayıp

İkinci çeyrek de dış ticarette de ağır kan kaybı yaşandı. Bu dönemde mal ve hizmet ithalatı, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 6,3 gerilerken, büyümenin itici güçlerinden biri olan ihracattaki kan kaybı ise yüzde 35’i aştı. Öte yandan hükümetin 30 Ağustos günü resmi tatil olmasına rağmen çıkardığı Resmi Gazete’de yürürlüğe koyduğu otomotiv sektörüne ilişkin ÖTV artışı dikkat çekti. Söz konusu artış ile birlikte, önümüzdeki dönemde otomotive olan talepte ciddi bir zayıflama olacağı belirtiliyor. Bu durumun sektör yatırımları ve yeni istihdam alanında duraklamaya neden olması bekleniyor.

“Türkiye’ye 2020 genelinde yüzde 2,5 küçülür”

Peki, Türk ekonomisini yılın geri kalanında neler bekliyor?

2019’un üçüncü ve son çeyreklerinde yüzde 1 ve yüzde 6’lık büyüme kaydedildiğini hatırlatan İstanbul Kültür Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Alçın, “İkinci çeyrekte yüzde 9,9’luk küçülme karşısında, üçüncü ve dördüncü çeyreklerde, geçtiğimiz yılki pozitif büyümeyi hesaba katarsak, bir negatif baz etkisi olacaktır” diyor. Prof. Alçın’a göre, Türkiye 2020 yılını toplamda yüzde 2,5 düzeyinde küçülme ile tamamlayacak.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.