Ana Sayfa Dünya Libya’da taraflar arasında anlaşma sağlandı

Libya’da taraflar arasında anlaşma sağlandı

90
0

Avrupa Birliği (AB), Libya UMH Başbakanı Fayez es-Serrac ve Halife Hafter’i destekleyen Temsilciler Meclisi arasında sağlanan ateşkes kararını memnuniyetle karşılandığını açıkladı. BM Libya Özel Temsilciliği de ateşkesi “önemli bir anlaşma” olarak niteledi.

Libya’da yıllardır süren içi savaşın sonlandırılması ve siyasi sürece yeniden dönülmesi için dün Trablus ve Tobruk yönetimleri karşılıklı ateşkes ilan etti.

Libya’da Birleşmiş Milletler’in tanıdığı Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı Fayez al-Sarraj da Cuma günü “tüm askeri güçlere derhal ateşkes ilan edilmesi ve operasyonların durdulması” talimatı verdi.

Serrac, fiili bir ateşkes için Sirte ve Cufra’nın silahtan arındırılmış bölgeler olması, yabancı ve paralı askerlerin ülkeden çıkması gerektiğine dikkati çekerken tüm Libyalıların üzerinde anlaşacağı Anayasa hükümlerine uygun olarak, Başkanlık Konseyi ve genel seçimlerin gelecek mart ayında yapılması çağrısını yinelemişti.

Libya’nın doğusundaki silahlı güçlerin lideri Halife Hafter’in siyasi müttefiki Tobruk Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı Akile Salih de Serrac’ın yaptığı ateşkes açıklamasıyla eş zamanlı şekilde “acil bir ateşkes ve Sirte’nin yeni kurulacak Başkanlık Konseyi’ne geçici olarak ev sahipliği yapması” çağrısında bulunmuştu.

Ateşkes koşulları arasında; Sirte ve Jufra kentlerinin silahsızlandırılmış bölge ilan edilmesi, 7 aydan fazladır askıda olan petrol üretiminin yeniden başlatılması, 2021’de seçimler yapılması ve yabancı güçler ile paralı savaşçıların ülke topraklarından ayrılması da var.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 27 üye ülke adında yaptığı açıklamada, kararın yapıcı bir adım olduğunu ve Libyalı liderlerin mevcut durumun üstesinden gelme konusunda kararlılığını ortaya koyduğunu aktardı.

Borrell, “Libya’da sağlanan anlaşmayı, Berlin süreci çerçevesinde müzakerelerin başlatılması, tüm askeri faaliyetlere son verilmesi ve yabancı savaşçıların ülkeyi terk etmeleri prensipleri uyarınca destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Libya’daki tüm tarafları anlaşma prensiplerini somut adıma çevirmeye davet eden Borrell, aynı zamanda petrol altyapısına yönelik ablukanın kaldırılmasını da not ettiklerini kaydetti.

AB’nin Birleşmiş Milletler ve tüm Libyalıları güçlü bir şekilde desteklediğini anımsatan Borrell, “Libya halkının egemen, istikrarlı ve birlik içinde refah düzeyini artıran bir ülke inşa etme çabalarını desteklemeye devam edeceğiz” vurgusunda bulundu.

BM Libya Özel Temsilciliği de Twitter hesabından her iki taraf için “önemli bir anlaşma” olarak nitelediği ateşkes ilanını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Libya’da çatışmalar, Türkiye destekli Ulusal Mutabakat Hükümeti güçlerinin Sirte kenti önlerine kadar ilerlediği Haziran ayından itibaren yerini sükûnete bırakmıştı.

Uluslararası baskılar sonucunda UMH’nin Sirte ve Cufra operasyonlarını askıya alması, General Halife Hafter’e bağlı güçlerin de karşı atağa geçmemiş olması taraflar arasında fiili bir ateşkesin zeminini oluşturuyordu.

Türkiye bu yeni süreçte, üç ayaklı bir diplomasi takip ederek hem ateşkesin kalıcı bir hale gelmesine, hem de Kuzey Afrika’nın önemli petrol rezervlerine sahip olan ülkesi Libya ile ekonomi, enerji ve belediye hizmetleri alanlarında işbirliğini daha da derinleştirmeye çalıştı.

Mısır Devlet Başkanı Abdul Fettah el-Sisi, Twitter’dan yaptığı açıklamada, ateşkes adımının Libya’da istikrar sağlanması açısından önemli bir adım olduğunu kaydetti.

Mısır gibi Tobruk yönetimi ve Haftar’ı destekleyen Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ile diğer Körfez ülkelerinden de destek açıklaması geldi.

Afrika’nın petrol zengini ülkesi Libya, 2011’de başlayan iç savaşın ardından, ülkenin doğusundaki Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi ve Libya Ulusal Ordusu ile Birleşmiş Milletler nezdinde meşru kabul edilen Libya hükümeti arasında yaşanan savaş nedeniyle şiddet sarmalına sürüklendi.

Türkiye ve Katar, Libya’da Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası toplum tarafından desteklenen ve başkent Trablus’u kontrol eden Fayez El Sarraj yönetimindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni destekliyor.

Mısır, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri ise ülkenin doğusuna hakim olan Halife Hafter’e ve Libya Ulusal Ordusu’na destek veriyor.

Libya’da en etkin ülkeler arasında yer alan Türkiye ve Rusya ise ateşkes sonrası hemen tepki vermemeyi tercih etti.

Medyaya yansıyan haberlere göre, Ankara Sirte ve Cufra alınmadan bir ateşkes istemiyordu.

BBC Türkçe’nin haberine göre, Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Büyükelçi İbrahim Kalın, El Cezire kanalına geçen hafta yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Libya’da siyasi çözümden yana olduğunu, Sirte ve Cufra’nın silahsızlandırılmış bölge olma önerisinin adil ve şeffaf şekilde uygulanması koşuluyla desteklenebileceğini kaydetmişti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ise Temmuz ayında yaptığı açıklamalarda, ateşkesin sağlanması sürecinde bazı koşulların yerine getirilmesi gerektiğini, bunların başında da stratejik önemde olan Sirte ve Jufra’nın Trablus yönetimine devredilmesi olduğunu kaydetmişti.

Bunun da ötesinde Türkiye, ateşkesin kalıcı bir anlaşmanın parçası olması gerektiğini kayda geçiriyor ve başta Rusya olmak üzere müzakere ettiği taraflara bu noktayı kabul etmeye çağırıyordu. Bu nedenle, 21 Ağustos’ta belirlenen ateşkes formatının Ankara’yı çok da memnun etmemiş olabileceği yorumları yapılıyor.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.